aylik yemek listesi aylik e-bulten salincak haberler galeri Salincak oyunlarımız ziyaretci defteri etkinliklerimiz Salincak Anaokulu Facebook iletisim Pek Satranç Pek Koleji


ÇOCUKLARDA AKRAN - ARKADAŞ İLİŞKİLERİ



Arkadaş ilişkileri çocukların gelişiminde büyük rol oynar. Akranlarıyla yaşadığı ilişkiler çocuğun yeterli sosyal uyumu gösterebilmesi ve gerekli sosyal becerileri kazanması için fırsat sağlar.

 

Çocukların etkileşimlerinde 2 ve 4 yaşları arasında artış olur; sosyal davranışları geliştikçe akranları ile oyun ortamlarında bulunma istekleri artar. Oyunlarda dört iletişim yapısından söz etmek mümkündür: bağımsız, paralel, tamamlayıcı, etkileşimci.                        

  • Bağımsız yapıda, çocuk diğerlerinin katılımı olmadan oynar.
  • Paralel yapıda, iki ya da daha fazla çocuk birbirinden bağımsız hareket eder fakat birbirlerine yakın dururlar.
  • Tamamlayıcı yapıda ise çocuklar arasında işbirliği dikkati çekse de, birbirlerinden bağımsız olarak girdikleri rolleri gerçekleştirirler.
  • Etkileşimci yapıda, çocuklar birbirleriyle etkileşimde bulunarak oyundaki rollerini oynarlar. Bu ilişkide birbirlerinin davranışlarına odaklanırlar ve karşılıklı olarak birbirlerini etkilerler.

             Yapılan gözlemler çocukların 3 yaşında oyunlarda bağımsız ve paralel; 4 yaşında bağımsız, paralel ve tamamlayıcı yapıda;          5 yaşında ise diğer yapılarla birlikte etkileşen yapıda iletişime girdiklerini göstermiştir. Çocukların işbirliği becerisi ya da davranışını diğer kişilere ve hedefe uygun şekilde sergilemesinin 4 yaş dolayında başladığı öne sürülmüştür.

Oyunun, çocuğun gerçek yaşamını canlandırabileceği bir araç olduğu söylenebilir. Örneğin,5 yaşında iken sürekli yalnız oynamak isteyen çocuk, gelecekte gerekli sosyal becerisi eksik bir kişiye dönüşebilir. Bu görüşe göre çocuğun oyun ortamındaki sosyal davranışı, çevreye uyum ve ilişki kurabilme becerisi ile ilgilidir. (Trad, 1989). Okulun başlamasıyla birlikte, akranların yaşamındaki önemi de artmaya başlar. Çocuklar arkadaşlık kurabilmenin ve farklı oyunlara katılmanın grup tarafından gördükleri kabule bağlı olduğunu fark ederler. Artık akranlarıyla zaman geçirmek istemediklerinde bile onlardan eskisi kadar kolayca uzaklaşamazlar. Çünkü mutlu olsalar da olmasalar da zamanlarının büyük kısmını okulda geçirmek zorundadırlar.

Sağlıklı gelişim için her çocuğun iki tip ilişkiye gereksinim gösterdiği öne sürülmüştür:  dikey ve yatay ilişkiler. Dikey ilişki, çocuğun kendisinden daha fazla sosyal güç ve bilgiye sahip olan biriyle ya da yetişkinle kurduğu bağdır. Bu ilişki eşit değil tamamlayıcı özellik gösterir. Yatay ilişki ise; çocuğun gelişim düzeyi kendisine benzeyen biri ya da akranıyla kurduğu bağdır. Bu ilişki eşit ve dengeli bir özellik gösterir.

Akran ilişkileri çocuğa pek çok şey kazandırır. Akranlar çocukların kendi kişiliklerini geliştirmelerine yardımcı olurlar. Çocuklar bu ilişkiler içinde kendileri hakkında geri bildirim alır böylece kendileri hakkında algılar oluştururlar. Eşitliğe dayanan bu ilişkilerde çocukların sosyal rollerine, konumlarına ve cinsel kimliklerine uygun davranışlar belirlenir. Ana babaların bulunmadığı ortamlarda akranlar güvenlik ve duygusal destek sağlarlar. Çocukların yeni ortamlarda yeni insanlarla tanışmalarına yardımcı olur ve yeni sorunlarla baş etmelerini kolaylaştırırlar.

Aile ve akranlar çocuklar için koruma ve destek sağlayabildikleri gibi zorlayıcı olabilseler de ailenin birincil rolü koruma ve bakımı sağlamaktır. Akranlar ise aile kadar koruyucu değildirler, zorlayıcı rolleri de vardır. Çocuklar akranlarıyla yalnızca eşit ilişkilerde öğrenilebilecek yeni beceriler kazanırlar. Bilişsel ve empati becerileri gelişir, işbirliği ve rekabet içeren etkinliklere katılmayı öğrenirler, kazandıkları bu beceriler onların diğer insanlarla uyum içerisinde yaşamalarını sağlar.

Çocuğun gelişimini ve uyumunu etkileyen akran ve arkadaşlık ilişkilerini birbirinden ayırmak gerekir. Akran ilişkileri tek yönlüdür ve çocuğun bir akran grubuyla ilişkisini içerir. Arkadaşlık ise iki yönlüdür ve çocuğun bir ya da birkaç yaşıtı ile kurduğu duygusal bağı içermektedir. Çocuklar akran ve arkadaş ilişkilerinde farklı deneyimler yaşarlar. Hiçbir arkadaşı olmayan bir çocuk akran grubu tarafından kabul görebilir ya da birkaç arkadaşa sahip bir çocuk hiçbir akran grubunun içinde sağlam bir yer edinemeyebilir. Sosyal yeterliğin bu iki boyutu arasındaki fark sosyal beceri eğitimi programlarının geliştirilmesinde dikkat edilmesi gereken bir konudur. Sınıfta hiçbir arkadaşa sahip olmayan ve akranların çoğu tarafından kabul görmeyenler ‘reddedilen’ çocuklar olarak adlandırılmıştır. ‘İhmal edilen’ çocukların da arkadaşları yoktur fakat akranları tarafından kabul görmüyor da değildirler.

İki grup arasındaki farklı özellikler reddedilen çocukların ihmal edilenlerden daha fazla risk altında olduğuna işaret etmektedir. Bu özellikler şöyle sıralanabilir;

* Reddedilen çocuklar ihmal edilenlerin aksine akranlarına yönelik daha saldırgan davranışlar sergilerler.

* Reddedilenler yeni bir ortama girdiklerinde akranları tarafından daha fazla kabul edilmeme riski taşırlar. İhmal edilenlerin ise yeni bir grupta yeni bir başlangıç yapma şansları daha fazladır.

* İhmal edilenlerin ve reddedilenlerin yaşadıkları sosyal doyumsuzluk boyutlarında fark vardır. Reddedilenler ihmal edilenlerle karşılaştırıldığında kendilerini daha yalnız hissettiklerini belirtmişlerdir.

* Reddedilenler gelecekte daha ciddi uyum güçlükleri ile karşılaşma eğilimindedir.

POPÜLERLİK

Çocuğun popülerliği, sosyal konumu ve akranları arasındaki namı; onun akranlarınca kabul edilme derecesini etkilediğinden bu kavramlara açıklık getirmekte yarar vardır. Popülerlik ya da tanınmışlık çocuğun sosyal etkileşimde gördüğü sosyal beğeni derecesidir. Statü ya da sosyal konum ise popülerliği de içeren genel bir kavramdır. Sosyal konum çocuğun belli bir akran grubu içindeki yerini belirler.

Popülerlikte en önemli etken çocuğun nasıl göründüğü değil nasıl davrandığıdır. Popüler çocuklar akranlarına karşı destekleyici, olumlu ve saldırgan olmayan şekilde yaklaştıkları için sevilirler. Bu çocuklar başkalarına kendilerini iyi hissettirme becerilerine sahiptirler. Yapılan bir araştırma sonucunda, popüler çocukların konu yada etkinlikle ilgili soru sorarak gruba katılmaya ortama uyum sağlamaya çalıştıkları, grup üyeleri ile uzlaşıp bilgi alışverişi yaptıkları ve uzlaşamadıkları durumlarda ise bunun nedenlerini mantıklı bir şekilde açıklayarak farklı çözümler sunmaya çalıştıkları görülmüştür.

Çocukların sosyal yeterliliği etkileyen diğer önemli bir etken de çocuğun akranları arasında yaygın olan namı yada nasıl tanındığıdır. Çocukların olumlu tanınmalarının akranları ile yaşadıkları olumlu etkileşimler ya da fiziksel çekicilikleri ile ilgili olduğu ileri sürülmektedir. Bunun yanısıra karşısındakini algılayabilme gibi bilişsel beceriler olumlu algıların oluşmasında rol oynamaktadır.

Rehberlik Birimi

psikolog@pekkoleji.com

 

 

 

 

sponsor logo